İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

TRT Şeş, TRT Arapça, TRT…

TRT ŞEŞ'ten sonra TRT Arapça 4 Nisan’da yayına başladı. Bu kanal 24 saat Arapça yayın yapıyor. Devlet yetkilileri yakında Ermenice, Çerkezce yayın yapan kanalların da açılacağını belirtiyorlar.

İnsan, yeni kanalların açıldığını duyunca ilk elden kendine şu soruyu soruyor: T.C. nin egemen olduğu coğrafyada on yıllardır varlıkları yok sayılan bu ulus ve ulusal azınlıkların dillerinde yayın yapmak nereden çıktı? Yoksa T.C. gerçekten demokratikleşiyor mu?

Devletin TRT ŞEŞ’ini bir noktaya kadar anlamak mümkün. Kürt halkının on yıllardır sürdürdüğü bir mücadele sonucunda bir kaç kişiden başlayıp birkaç milyona kadar ulaşan ve T.C. nin tüm baskı ve engellemelerine rağmen, halkının çoğunluğundan destek alan bir mücadele söz konusudur. Bu mücadele son on yılda en temel insani taleplerden dil ve kültür özgürlüğünü ön plana çıkarmıştır. Buna rağmen bu taleplerin karşılanması noktasında devlet tarafından en ufak bir çaba olmamıştır. İnsanlar kendi anadilleriyle konuşma yaptıkları, taşıdıkları pankartlarda X, W, Q harfleri olduğu için kovuşturmalara uğruyor ve cezalara çarptırılıyor. Öbür tarafta TRT Şeş’te Kürtçe konuşuluyor, X, W, Q harfleri kullanılabiliyor. Ahmet Kaya’nın değimiyle “bu ne yaman çelişki ?…

Gerçekten yapılan “demokratik bir açılım” ise ulus ve azınlıkların en temel haklarının iade edilmesi gerekmiyor mu? Hadi ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını bir kenara koyuyoruz ama en başta resmî okullarda kendi anadillerinde okuma haklarının verilmesi gerekmez mi? Bunun yanında kültürlerini geliştirmeleri önündeki engellerin kaldırılması gerekmez mi? 

Bu hakların en başta Kürtler için olduğu kadar ulusal azınlıklar, ulusal topluluklar ya da etnik gruplar -adına ne desek diyelim- iade edilmesi gerekmiyor mu?

Ama bu hakları vermek bir yana, bu talepleri dile getirenlerin ağır baskı, işkence ve zorbalıklarla karşı karşıya gelmesi tesadüf olabilir mi? Açıktır ki bu haklar iade edilmediği sürece demokratik bir açılımdan, ya da demokratikleşmeden bahsetmek göz boyamaktan ibaret kalacaktır.

Yaşadığımız coğrafyada Türkler ve Kürtlerden sonra en kalabalık nüfus Arap nüfusudur.  Belirli bölgelerde, yapılan tüm demografik değiştirme çabalarına karşın nüfusun çoğunluğunu oluşturmaktadırlar. Burada yaşayan milyonlarca insanın meşru ulusal, demokratik ve insani hakları vardır. Bunların başında da resmî okullarda kendi anadilleriyle eğitim görme ve kültürlerini sürdürme ve geliştirme hakkı bulunuyor. Ama bu meşru haklar kullandırılmadan 24 saat yayın yapan TRT Arapça neden yayına başlıyor? TRT Arapça Coğrafyamızda yaşayan Arapların hangi sorunlarını dile getirecek, hangi sorunlarını çözecek? Açıktır ki kocaman bir hiç!

O zaman neden TRT Arapça?

Bu durum emperyalizmin bölgesel planlaması ve yerli işbirliklerine verilen rollerle bağlantılıdır. “Reel sosyalizmin” yıkılmasından sonra emperyalizmin T.C. ye biçtiği rollerden biri (Arap ülkeleriyle ilişkileri anlamında) “demokratik”, “laik” ve “Müslüman” yapısıyla model oluşturmak yani ılımlı İslâm projesini yaşama geçirmek ve İsrail’le birlikte bölgesel vurucu güç haline gelmektir. Bu çerçevede ordunun modernleştirilmesi ve İsrail’le askeri ilişkilerin en ileri noktaya taşınması gündeme gelmiştir. Tayyip hükümeti geldiğinden bu yana  -Tank projesinde, Konya havaalanının kullanılmasında, teçhizat ve diğer noktalarda, kısacası askeri ilişkilerde- olumsuz giden tek bir şey olmuş mudur? Irak işgalinde bir milyondan fazla insan katledilirken ciddî anlamda bir karşı çıkışı var mıdır? Filistin halkı İsrail Siyonizmi tarafından katledilirken kuru gürlemenin ötesinde bir şey yapılmış mıdır? Örneğin yaptırım olarak İsrail’le yapılan herhangi bir anlaşma askıya alınmış mıdır? Tabii ki hayır. O zaman Tayyip’in Davos ve yakın zamanlardaki gürlemesi şikelidir; timsah gözyaşıdır. Emperyalizm, Siyonizm ve yerli işbirlikçilerinin tezgâhıdır. Planlarına Araplar nezdinde meşruluk kazandırma girişimidir.

Tayyip ve hükümeti Arapların dostu değildir. Bu nedenle şu noktanın altını kalın çizgilerle çizelim: TRT Arap dil;a, emperyalizmin ve işbirlikçilerin bölgesel planlarını kolaylaştırmak için gündeme getirilmiştir. Ülkenin demokratikleştirilmesiyle uzaktan yakından bir ilişkisi yoktur.

İŞÇİ BİRLİĞİ 


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 359369
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.