İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Gençliğe Sistemin Sunduğu Seçenek: Ya Köle Ol, Ya İşsiz!

TÜİK tarafından 17 Mayıs 2010 tarihinde açıklanan işgücü istatistiklerine göre Türkiye’de 2010 yılı Şubat ayı işsizlik oranı %14.4 olarak, önceki yılın aynı ayına göre %1.7 ve bir önceki aya göre %0.1 düşüş gösterdi. TÜİK’in açıkladığı mevsimsel etkilerden arındırılmış veriler incelendiğinde, Ocak döneminde %13.1 olarak açıklanan işsizlik oranının 0.4 puanlık düşüşle %12.7’ye gerilediği gözleniyor.

İşgücü istatistikleri incelendiğinde, Türkiye nüfusunun %73’nü teşkil eden 52.2 milyonu çalışabilir nüfus olarak kaydedilmekte ancak sadece % 41’nin istihdam ettiği gözlenmektedir. Yani 30 milyonluk çalışabilir nüfus halihazırda iş beklemektedir. İstihdam edilen yaklaşık 21.3 milyon kişinin %76.3’ü tarım dışı sektörlerde çalışıyor. Çalışan kesimin %60.8’i ücretli ve yevmiyeli çalışırken, bu rakamın yaklaşık %40.6’sı hizmetler sektöründe faaliyet göstermektedir.

Kadın işgücünün istihdamında ise Türkiye,  Avrupa ülkeleri arasında sonuncu sırada yer almaktadır. İstihdama dahil olmayan 27.4 milyon kişinin, % 44.4’ü ev kadınlarıdır. Türkiye’de yaklaşık %28 olan kadın istihdam oranı AB verileriyle karşılaştırıldığında, 27 ülke ortalaması % 45 iken, % 48 ile Fransa kadın istihdamının en yüksek olduğu ülke olarak karşımıza çıkarken bunu % 47 ile Portekiz ve İngiltere takip etmektedir.

GENÇ İŞSİZLER sorunu ise daha vahimdir. Genç işsizlik oranı %25.5 olarak açıklanmıştır. Türkiye’de 2009 yılı son çeyreğinde bu oran %21.4 olarak gerçekleşirken aynı dönemde, 27 AB ülkesi ortalaması %20 düzeyindeyken, küresel krizin etkilerinden kurtulamayan Yunanistan’da %27.5, İrlanda’da %27.7, İspanya’da %39.5, İtalya’da %26.5 ve Portekiz’de %21.2 dir.

Çeşitli ülkelerde genç nüfusta işsizlik oranları ise şöyledir: (%) İspanya 39.5, İrlanda 27.7, Yunanistan 27.5, İtalya 26.5, Fransa 23.3, Türkiye 21.4, Portekiz 21.2, AB (27 Ülke) 20.4, İngiltere 19.6, ABD 19.1, Almanya 10.2, Avusturya 9.5, Norveç 9.1, Hollanda da 7.3’dür. (Veriler 2009 yılı son çeyrek verileridir. Kaynak: Eurostat)

TÜİK’in açıkladığı veriler incelendiğinde, işgücünün geçen yılın aynı dönemine göre 863 bin kişi arttığı ancak yalnızca 70 bin kişiye yeni istihdam sağlandığı gözlenir. Küresel ekonomik krizin etkilerinin hafiflemesini takiben sanayi üretimindeki toparlanma ve kapasite kullanım oranlarındaki 2009 ve 2010 Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 7.5 puanlık artışa paralel olarak toplam işsizlerin sanayideki payı 2009 yılı Şubat ayına göre 3.2 puan gerilemiştir.

Buna karşın Türkiye'de yaklaşık 17 milyon çocuğun 1 milyonu çalışmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, ülkede 6-17 yaş grubundaki çocuk sayısı yaklaşık 17 milyon. Bunun yüzde 5.9’u 958 bin kişi yani yaklaşık 1 milyon çocuk çalışmaktadır. Okula devam eden 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 2’si ekonomik bir işte çalışırken okula devam etmeyen çocukların yüzde 26.3’ü çalıştırılıyor. Türkiye genelinde 6-17 yaş grubunda okula devam etmeyen, okulu terk eden çocukların devam etmeme nedenleri incelendiğinde de okul masraflarını karşılayamama en yüksek oran olarak görülür (%22.4). Derslerde başarısız olma, okula ilgi duymama % 15.4, ve ailenin izin vermemesi ise % 14’tür.

2008- 2009 eğitim döneminde ilköğretim çağında olmasına rağmen yaklaşık 220.000 çocuk okula kayıtlı değildir.

Tarihin tüm dönemlerinde, toplumun egemen güçleri toplumun diğer kesimlerinin sırtından zenginliklerine zenginlik katmanın yollarını bulmuşlardır. Özellikle gözleri ve elleri gençler üzerindedir. Eğitimli ya da eğitimsiz genç nüfusu köleleştirmek onlar için birincil amaçtır. Günümüzdeki hâkim anlayışa göre genç nüfus sermayenin istediği biçimde eğitilmeli ve onun çıkarlarına uygun kalıba sokulmalıdır. Bu amaçla eğitim sistemiyle oynanır. Genç kitlelere ücretsiz, nitelikli, kolay ulaşılabilir eğitim sunulmaz. Sınav sistemi karmaşık ve paralı hale getirilerek, genç kitleler bıktırılır, yorulur. Ebeveynler sistemi anlamakta güçlük çekerler. Egemenlerin hizmetindeki öğretim üyeleri de bu çarka adam yetiştirme telaşında hareket ederek, bu çarkın bir parçası olarak görev yaparlar. Gençlerin gelecekleri karartılır.

Türkiye”de 2009 yılının son çeyreğinde genç nüfustaki işsizlik % 21.4’tür. AB bölgesinde 27 ülke ortalaması % 20.4’tür. Avrupa Birliğine üye ülkeler içinde en düşük orana % 7.3 ile Hollanda sahiptir. 2010 Şubat verilerine göre Türkiye’de işsizlik oranı % 14.4’tür. Avrupa ülkeleri arasında ikinci ülkedir Türkiye. Birinci ülke % 19.0 ile İspanya’dır. Bizi % 13.1 ile İrlanda, % 10.3 ile Portekiz, % 10.1 ile Fransa ve % 10.1 ile Yunanistan izlemektedir. -(Veriler 2010 yılı Şubat ayına aittir. Kaynak: Eurostat)

Gizli işsizler ise doğal olarak bilinmemektedir. Örneğin, koca koca servislerle şehrin muhtelif noktalarından toplanan iletişim fakültesi öğrencileri, bir kap sıcak yemek karşılığı, şanslı olanları ise yıllar boyu stajyer kadrosunda, ya da kadrosuz çalıştırılmaktadır. Peki mezunlar için durum farklı mı dır? Ücret almadan çalışmak, ya da maaşını taksitle sonraki aylara ötelenmiş bir biçimde almak mezunlar için de kaçınılmaz son olmaktadır bu durumda.

Ücret vermeden bir insanı çalıştırmanın adı angaryadır. Binlerce öğrencinin içinden zorlu bir elemeden geçerek gelen gençler mezun olup bir işe başvurmak istediklerinde, mesleğin "duayenleri" tarafından aşağılanmakta, onurları kırılmakta, hakarete uğramaktadırlar.  Her türlü yasal korunmadan yoksun büyük zorluklar içinde çalışırlar. Sermayenin borozanbaşları onları ezer, ufalayıp yok etmeye çalışırlar. Oysa onlar üretendir. Onlar olmazsa gazeteler yayınlanamaz, TV ve radyo programları yapılamaz. Çözüm örgütlü olmaktır.

İŞÇİ BİRLİĞİ okuru bir öğretim görevlisi


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 253392
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.