İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Bir İnşaat İşçisinin Gözünden "Açılım" ve "Bölge" Gerçeği

İstanbul’da inşaat işçiliği yapan 17 yaşındaki Şırnaklı bir Kürt işçiyle yaptığım görüşmenin notlarını aşağıya aktarıyorum. 17 yaşında ama yaşının çok üstünde bir olgunlukta. Onun ifadelerini aynen yazıyorum.

“Şırnak’ta hiç kimse ‘açılım’ yalanına kanmadı, hiçbir evde trt şeş kanalı izlenmiyor.”

“Ben ortaokul mezunuyum. Sonrasını okumak istemedim, zaten okusam da dersler boş geçecek. Ben şimdiye kadar okulda sadece sosyal bilgiler ve matematik dersi gördüm. Köyümüzde öğretmen var, ama dersler yine de boş geçiyor. Köyde herkes çocuğunu okutmak istiyor, ama okula başlayan çocuğun ilk birkaç yılı sırf Türkçe öğrenmekle geçiyor, biz sınavlara girip kazanabilecek düzeyde bir eğitim alamıyoruz.”

Açılım“Şırnak’ta petrol var, daha önce Amerikalılar gelip petrol için kazılan çukurları samanla doldurmuş, petrolün çıkarılmasına izin vermemişlerdi. Şu anda yalnızca bir Fransız şirket petrol çıkarıyor. Tapulu tarlalarımızdan çıkardıkları petrol için kimse bize beş kuruş para ödemiyor. Biz buna itiraz ettiğimizde de karşımıza asker çıktığı için bir şey yapamıyoruz.”

“Şırnak’ta geçen hafta on iki gün süren bir yangın çıktı, hiçbir Tv kanalında göstermediler. Askerler köylere gelip ‘ya bu köyü boşaltacaksınız ya da ormanı yakarız, evleriniz de yanar’ dediler. Kimse evini bırakıp gitmedi, asker de ateşe verdi ormanı. Yangının ucu Silopi’ye vardı, yangın söndürme ekipleri gelmedi, göndermiyorlar.”

“Şırnak’ta AKP kazanıyorsa bunun sebebi nüfusun yüzde altmışının asker olmasıdır. Hile de yapıyorlar sandıklarda, oyları imha ediyorlar. Bizim oranın insanı dindar, ama AKP’li değil, büyük çoğunluk BDP’li."

“Şırnak’ta daha yeni konuşmaya başlamış bir çocuğa adını sorsanız belki cevap veremez; ama PKK’yi bilir. Her ailenin dağda birkaç akrabası vardır. Basında çıkan ‘şu kadar PKK’li yakaladık, öldürdük’ gibi haberlerin çoğunun yalan olduğu bölge insanı biliyor.”

“Ümit Boyner’in ‘oğlumu böyle bir ortamda askere göndermek istemiyorum’ sözünü duydum, çok sahte bir söz. Onların zaten hiçbir zaman oğullarını askere göndermediklerini, asla göndermeyeceklerini biz bilmiyor muyuz sanki!”

“Şırnak’ta doğar doğmaz mücadelenin içine giriyorsun. Hiçbir şeye karışmadan yaşamak gibi bir ihtimal yok burada. Şırnak’taki hayat koşulları zaten seni buna itiyor.”

“İnşaatlara girip bu gazeteleri versen alırlar, kimse niye geldin, niye getirdin demez. Biz alınca da okuyoruz, öyle köşeye atmıyoruz. Gazete çıkarmak, yazı yazmak çok kıymetli bir iş, daha çok emek, bilgi, çalışma gerektiriyor. Diğer mücadele biçimleri de zor, kıymetli ama birilerinin de yazması gerekiyor, bu olmazsa olmaz.”

“Bazı işlerde Kürt olduğum için bana kötü davranıyorlar, ‘bilseydim işe çağırmazdım, yanına oturmazdım’ diyorlar. Bu kadar kışkırtılırlarsa böyle yapmaları normal. Bir şehirde Diyarbakırspor forması giydim, ‘çıkart bunu seni döverler’ dediler, çıkartmadım. Alışığız biz, ne yapabilirler ki?!”

“Trt geliyor, Güneydoğunun sefaletini çekiyor, ağlayan çocukları, yaşlıları çekiyor, acındırıyor bizi. Başka da bir şey çekmiyor, güzel şeyleri çekmek, görüntülemek istemiyor.”

“Şırnak’ta işyerlerini maddî durumu iyi olanlar açıyor. İşyeri, atelye sahipleri hep oranın yerlileri. Bu işyerlerinde en fazla 80-100 kişi çalışıyor, az da olsa geçim kaynağı oluyor köydekilere. Devlet gelip de bir işyeri, bir atelye açmış değil daha.”

İstanbul’dan bir İŞÇİ BİRLİĞİ okuru


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 710012
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.