İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

İşçi Sınıfının Siyasal ve Sendikal Birliği Mücadelesinde Bağımsız Sınıf Tavrı

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetemiz’in yayımlanmaya başladığı tarihten bu yana, bilinç ve kararlılıkla gündeme getirdiği kimi konularla sorunlar, tutarlı bir tarih ve sınıf bilincine sahip kadrolarca sahiplenilmekte ve canlı biçimlerde tartışılmaktadır. Bu amaçla Büro’muza bizzat gelerek tanışmak isteyenlerin sayısı da artması bizi sevindiriyor. “İşçi Sınıfının Siyasal ve Sendikal Birliği” meselesini amasız-fakatsız gündemde sıcak tutan Gazetemiz’in kolektif çabalarla, nasıl, hangi ilke ve amaçlarla yayımlandığı da anlaşılmaya başlamıştır.

Fakat bu sevindirici gelişmelerin yanı sıra “dar grup kültü” ya da “tapınımı” anlayışından bir türlü kurtulamayan kimileri ise Gazetemiz’in kolektif çabalarıyla gündeme taşıdığı konu ve sorunlarımızı gölgede bırakmayı amaçlayan, hayat ve mücadelenin doğrulamayıp reddettiği duruşlarıyla yanlış yorumlamayı tercih edenler de vardır. Bilindiği gibi sosyal mücadele tarihimizde adına layık ve devrimci geleneklerimizin organik uzantısında henüz bir Proletarya Partisi’ne sahip değiliz. Devlet tekelci kapitalizminin (burjuva diktatörlüğünün) hegemonyasında politika yapılmaktadır. İşçi sınıfı ve onun önderliğinde emekçi halklarımızın, kır ve kent küçükburjuvazisinin, ara katmanların, yoksul köylülüğün, gençliğin siyasal-sosyal ve evrensel kurtuluşu ancak ve ancak bu türden merkezî, kurumsal disiplinli bir SINIF PARTİSİ’nin mücadelenin bütün biçimlerini hayata geçirebilecek şekilde örgütlenmesi ile gerçekleşecektir. SINIF PARTİSİ örgütsel güvencesini sağlama almak zorundadır. Bu türden bir parti, mücadeleyi burjuvazinin “legalitesinin” insafına bırakamayacağı için açık faaliyet alanlarını kullandığı gibi gizlilik ve yeraltı faaliyetini de haklı gerekçelerle sürdürmekten yanadır. Marksist-Leninist iddialı örgütlerin ideolojik-teorik-politik-örgütsel konumlanışı bilinmektedir:

Bilindiği gibi, yeraltı faaliyetini esas alan parti tam anlamıyla sınanıp denenmiş, mücadelenin ateşinden gelen, sıkı disiplinli, dar kadrolu profesyonellerden oluşur. Parti açık faaliyet alanlarını kullanırken ise kitleler içinde geniş tutulmuş bir örgütlenmelere dayanmalıdır. Bu iki alanı koordineli ve kurallara uygun kullanan SINIF PARTİSİ mutlaka nihaî amacına ulaşır.

Bize de gerekli olan, ülke çapındaki sosyal muhalefet dinamiklerine iktidara gelmek amacıyla kurmaylık etme yeteneğine sahip, kitleleri seferber etme niteliklerini taşıyan devrimci bir SINIF PARTİSİ’ni oluşturmaktır.

Yaşadığımız coğrafyada ise, “Ben partiyim”, “Bana biat edin” iddiasındaki legal ve illegal örgütlerin hayatı ve mücadeleyi kucaklayamayan konumlanışı tüm süreçlerde kaçınılmaz olarak daima tartışma konusu edilmiştir, edilmektedir.

“Kim legaldir, illegaldir, yarı-legal veya yarı-illegal bir konumdadır?” Bu türden konumlanışların birer illüzyon olduğu açıkça ortadadır.

Gazetemiz, kolektif adımların ilke ve amaçlarını gündemde sıcak tutarken, bu amaçla dışımızdaki Devrimci ve Marksist Kadroları düşündürüp yaratıcı bir diyaloğa çekmek amacıyla hareket etmektedir. Bu türden kolektif çabaların en büyük engeli, sosyal pratikte hâlâ sürdürülmek istenen aşınmış ve aşılmış “dar grup kültü” ya da “tapınımı” hastalığının bir türlü giderilememesidir. Oysa bu türden duruşların ilkellik, amatörlük olduğu sosyal pratikte yeterince sınanmış ve açığa vurulmuştur.

Bizler, bilimsel tanımıyla bilinen “dar grup”, “geniş grup” anlayışlarını asla kastetmiyoruz. Devrimci Hareketimizin şiddetle ihtiyaç duyduğu SINIF PARTİSİ’nin gecikmeden inşası, üretilmesi, oluşturulması, yaratılmasını öne çıkarmayı amaçlıyoruz.

Sıkça tekrarladığımız “Komünistlerin Birliği” meselesini de bu çerçevede altını doldurmaya çalışarak gündemde sıcak tutuyoruz. Bu konuyu lafzen telaffuz edenlerden ya da yakasında iğreti bir rozet gibi taşıyanlardan değiliz.

SINIF PARTİSİ, İşçi Sınıfının Siyasal ve Sendikal Birliği, Komünistlerin Birliği - Komünist Birlik gibi meselelerimiz birbirine bağlıdır, birbirinden ayrılmaz.

Bu türden hayatî ve can alıcı sorunlarımızı yalnızca Gazetemiz Çalışanları değil, sınıf mücadelesindeki işçiler de dillendirmeye başlamıştır. “Proletarya partisi benim, benden sorulur” havasına girenler ya da “Benim partim, benim sendikam, benim kitle örgütüm, benim gazetem-dergim-televizyonum, benim kadın örgütüm, benim gençlik örgütüm, benim işçi kurultayım, benim gençlik kurultayım, benim kadın kurultayım…” diyenlerin üzerinde devrimci bir basınç yaratmak gündeme gelmiştir. Bu türden anlayışlarıyla siyaset yapanları çeşitli işçi kurultaylarındaki tutarlı bir tarih ve sınıf bilinci taşıyan işçilerin de sorgulamaya başlamaları anlamlı bir gösterge sayılmalıdır.

Avrupaî özgürlüklerin peşinde olanların “örgüt”, “seçim-geçim”, ilkesiz ittifak vs. saplantılarından Proleter Devrimci ayrım çizgilerimizi kalınlaştırmalıyız.

İkircimli yaklaşımlarla, “Parti ama nasıl?”, “Sendika ama nasıl?”, “Birlik ama nasıl?”, “İktidara gelmek ama nasıl?” türünden sorularla sıkça karşılaşmamızı da doğal karşılıyoruz. Bu türden arayışların;

“ ‘Kolektifimizin de izinde olduğu düzeyde bir mücadele nasıl, ne zaman gerçekleşecektir?’ türünden soruların doğru cevapları bilinmektedir:

1.  İşçi sınıfının en ileri, en militan temsilcileri Bilimsel Sosyalizm-Komünizm düşüncesini benimsediğinde,

2.  İşçi sınıfı tarihsel-sosyal rolünü özümsediğinde, bu düşünceler işçi sınıfı içinde yaygınlaştığında ve dağınık sınırlı mücadeleler işçi sınıfının siyasal ve sendikal birliğine dayalı iktidarı hedefleyen bir mücadele halini aldığında,

3.  İşçi sınıfı hareketi ile sosyalist hareketin buluşup bütünleşerek, adına, devrimci tarihine, geleneğine layık birleşik, güçlü, güvenilir ve donanımlı bir Proletarya Partisi’nin inşası, oluşumu gerçekleştiğinde,

4. Anılan nitelikleriyle Proletarya Partisi’nin kurmaylığında hem sağ ve “sol” teslimiyetçi oportünist akımlar hem de bu avantalar ve yağmalar düzeni alaşağı edilecek, ulusal, sosyal-sınıfsal ve evrensel kurtuluşun yolu döşenecektir.

Devrimcilerin, Komünistlerin özetlenen konu ve sorunlar dışında ikili bir görevi vardır: Bir yandan işçi sınıfı yerine ve sosyalizm adına kır ve kent küçükburjuvazisini, burjuva aydınlarını, ara katmanları koyan, bilim ve akıldışı akımların uğursuz rollerini yere çalmak, diğer yandan işçi sınıfının siyasal birliğini gerçekleştirecek modern proletaryayı örgütlemek ve adına layık bir partileşmeyi yaratmaktır.”

Sırrı Öztürk


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 693093
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.