İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Birleşik Metal-İş LEGRAND Direnişini Desteklemiyor!

1993 yılında Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ne taşınan Legrand Fabrikasında 15 yıldır Birleşik Metal-İş Sendikası “örgütlü”. Ancak bu, bilinen türden bir örgütlülük değil. Her sözleşme döneminde 50-60 kadar işçi sendikaya üye yapılıp daha sonra istifaya zorlanıyor. Böylece sendikanın fabrikada faaliyette görünmesi sağlanıyor. Tüm fabrika temsilcileri de atama usulüyle göreve geliyor.

Son sözleşme döneminde sendika baş temsilcisi üye sayısının yetersiz olduğunu söylüyor. İki kadın işçi, bu durumu değiştirmek ve sendikanın fabrikalarındaki faaliyetini olması gereken noktaya taşımak için işe koyuluyor. 400 çalışanı bulunan fabrikadaki sendikalı işçi sayısını 50-60’tan 220’ye kadar çıkarıyor. Yalnızca işçileri değil, 100 kadar memuru da üye yapmayı başarıyorlar. Yıllardır işçilerin sendikaya duydukları güvensizliğe rağmen onları örgütlüyorlar. Bu iki öncü kadın işçi, işten atıldığı için şimdi direnişte. 

6 Mayıs 2011 günü bu iki işçiden biri olan S. B. insan kaynaklarından çağırıldığında şüphelendiğini; çünkü o dönemde 14-15 işçinin "fazlalık teşkil etmesi" dolayısıyla işten çıkarılacağı söylentisinin yayılmış olduğunu anlattı. İnsan kaynakları yetkilisi kendisine eleman fazlalığı dolayısıyla iki günlük zorunlu izine ayrılması gerektiğini söyledi. S. B. buna karşı zorunlu izni kabul etmeyip çalıştığı bölüme gitmek istediğini ve bu yüzden koridorda birkaç işçinin gözü önünde İnsan Kaynakları çalışanları tarafından tartaklandığını belirtti. Bu saldırının, sesleri duyan ancak olaya şahit olmayan diğer işçilerden gizlendiğini ekledi.

Fabrikadan ayrılıp Birleşik Metal-İş Gebze Şubesi’ne giden S. B. kendisiyle birlikte toplam 4 işçinin aynı şekilde iki günlük zorunlu izine çıkarıldığını öğrendiğini ve sendika yetkililerinin “Bir şey olmaz, izin bitince tekrar işe başlarsınız” açıklamasını yaptığını belirtti. İki günlük süre dolunca fabrikaya çalışmak üzere giden işçilerden S. B. ve A. O. işbaşı yapamadı; çünkü zorunlu izinleri 6’şar gün daha uzatılmıştı. Sendikanın açıklaması yine aynıydı: “Bir şey olmaz, izin bitince işe başlarsınız!” Araya giren tatil günleriyle birlikte 17 Mayıs’ta işbaşı yapmayı bekleyen iki işçi o gün fabrikaya gittiğinde iş akitlerinin feshedildiğini ve tebligatların da aynı gün evlerine gönderildiğini öğrendiler. İş akdinin feshini kabul etmediklerini ve imza atmadıklarını söyleyen işçiler hesaplarına yatırılan tazminatlara da el sürmediler.

Yeniden Birleşik Metal-İş Gebze şubesine giderek burada yaptıkları toplantı sonunda direniş kararı aldıklarını belirten işçiler, şube yetkililerinin, “Ya fabrikayı kazanırız ya da kaybederiz” demelerine rağmen işçilere ne önlük, ne şapka, ne de pankart temin ettiğini, işçilerin bunları istemesi üzerine de:“Birkaç gün geçsin, bakarız” cevabını verdiğini bildirdi. 18 Mayıs’ta direnişi başlatan iki işçi: “Biz 18 Mayıs günü direnişi başlattık. Üç gün sendikadan gelip gittiler. Akşama doğru yemek getiriyorlardı. Üç gün üç kere yemek getirdiler. Üç tane de tabure vermişlerdi, gerçi onları da geri istediler ama vermedik. Başka faydalarını da görmedik” diyerek sendikanın tutumunu dile getirdiler. Sendika, üçüncü günün sonunda işveren vekilinin gözü önünde yaptığı toplantıda: “Buradaki işçilere güvenmiyoruz, buradaki yapı, bu eylemi kaldırmaz” açıklamasını yapmış ve işçilere: “Zaten davaları kazanacaklar, eylem yaparsanız hepiniz işten atılırsınız” diyerek gözdağı verdi. Direnen iki kadın işçi, sendikanın kendilerine isterselerse direnişe devam edebileceklerini söylediğini bildirdiler. 

Direnişteki iki kadın işçi, kendilerini desteğe gelen arkadaşlarının fişlendiğini ve bu yüzden artık kimsenin yanlarına gelemediğini belirttiler. 31 Mayıs’ta yaptıkları basın açıklamasına UİDDER, Kızılbayrak, Evrensel, Özgür Gelecek ile çeşitli direniş ve fabrikalardan işçiler katıldı. 6 Haziran’da kendi imkânlarıyla buldukları avukatla görüşen S. B. ve A. O. hukuki süreci de başlattı. 

İşçiler, ilk günlerde fabrikaların toplu olarak dayanışmaya geldiğini; ama daha sonra sendika şubesinin onlara gitmemeleri konusunda baskı yaptığını söylüyorlar. Fabrika temsilcileri ise bunu: “Sendika toplu olarak gitmeyin, dedi, bireysel olarak gidebilirsiniz,” şeklinde duyuruyor. Direnişteki işçiler, sendikanın küçük hesaplara girdiğini, yetkiyi işçiler sayesinde aldığını unuttuğunu belirtiyorlar.

“Biz patron sendika dayanışmasına bir son verdik. Bunun önemini biliyoruz. İmza atmamış olmamız bile işçi arkadaşlara örnek oldu. Onlar da haklarından haberdar olmaya başladılar.”

Gea Klima Direnişinde yaşadıklarını ise şu sözlerle dile getirdiler: “Gea Klima’daki direnişe destek vermeye gittik. Basın açıklaması bitince söz istedik. Oradaki işçiler için de konuşacaktık. Bize “burası siyaset arenası değil” diyerek söz hakkı vermediler. Ama kendileri milletvekili getirmişlerdi. Başka fabrikalardan desteğe gelen işçiler işçiye söz hakkı verilmesini isteyince de sendika bizi provokatör ilan etti. İşçileri içeri aldılar. Paydostan sonra işçiler bizimle konuşmak için yanımıza gelmek istediler; ama bu sefer de servislere bindirildiler. Yanımızdan geçerken slogan atıp bizi desteklediler.”

Legrand direnişçileri BMİS üyesi olan sınıf kardeşlerinden direnişlerine destek olmalarını bekliyor ve tüm işçileri sendikalarına sahip çıkmak için görev başına çağırıyorlar.   

İŞÇİ BİRLİĞİ


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 129109
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.