İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Kamu Sendikaları Kongrelerindeki Grupçuluk Hastalığı

13 Mart 2011 pazar günü İzmir/Karşıyaka’da Eğitim-Sen’in 2 No’lu Şubesinde 4. Olağan Genel Kurul yapıldı. Sahne içler acısı. Dar grupçu at gözlüklerini asla çıkarmak istemeyen ve sınıf çıkarlarının grup çıkarlarının önüne koymak diye bir dertleri olmayan kimi çevrelerin temsilcileri, ilkesiz, liberal ve laçka ilişkiler kurdu, delege kotarmaya çalıştı. 

Öteden beri “Sol Cenahta” parti, sendika, kitle örgütü gibi önemli konulardaki yanlışlıklar bu kongrede de aynen uygulanmıştır. İşçi ve kamu işçileri sendikalarındaki bu türden olayları tasvir ederken “yanlışlıklar” kelimesi yerine başka sıfatlar kullanmalıyız. Kendiliğinden kurdukları işlevsiz “sol” örgütlerinde dernekçilik, sendika ve kitle örgütlerinde ise particilik yapan küçükburjuva “sol” anlayışlar, ilericilik, devrimcilik, sosyalizm adına yaptıkları yanlışların ve ilkesizliklerin farkında mıdır?

Delege seçimleri döneminde de işyerlerinde aynı dar grup saplantıları, binbir güçlükle örgüte kazandırılan üyelerin kafalarını çeşitli söylemlerle bulandırarak kendi delegelerinin desteklenmesini istemiş ve büyük oranda bu çabalarında başarılı olmuşlardır. Bu söylemler genellikle referandumdaki “evet/hayır” bölünmesi üzerinden ve önceki yıllarda yapıldığı gibi “PKK”li karalamaları üzerinden “Ulusalcı-Cumhuriyetçi” çağrışımlarıyla yapılmıştır. Bu türden ilkesiz propagandayı benimseyenler “laik/antilaik” tartışmalarııyla üyeleri devleti geri adım atmaya zorlayan bağımsız kitlesel çıkışlar yerine “Cumhuriyet mitinglerine” örgütleyenlerdir.

Dar grup kültüyle devam eden bu tartışmalarda ve propagandalarda dikkat çeken bir nokta hepsinin de birlikten ve emekten bahsetmesiydi! Ancak bu söylemlerinde samimi olmadıkları birlik olamayışlarından kolaylıkla anlaşılıyordu. Sürekli karşılıklı karalamalar güne damgasını vurdu. DSD (ÖDP), EMEK HAREKETİ (EMEP), DEM (yetmez ama evetçiler), SENDİKAL BİRLİK(İP'li nasyonal solcular), EMEĞİN DEMOKRATİK BİRLİĞİ (BDP ve devrimci çevrelerin oluşturduğu grup) ve KURTULUŞ PARTİLİ KAMU EMEKÇİLERİ (İkinci Kuvvacılar!)… sayabildiğimiz grup isimleri ve duruşları böyle. Daha adını sanını bilmediğimiz diğerleri de var.

Ortalık toz duman içerisinde. Herkesin ağzında “birlik” ve “emeğin sömürüsüne karşı mücadele” sözleri var ama ortada hâkim gerici sınıfların işini kolaylaştıran perişan bir bölünmüşlükten başka bir şey yok.

Gün sonunda yapılan “seçimlerde” EMEĞİN DEMOKRATİK BİRLİĞİ grubu kazandı ama “sınıf kazandı” diyebilmek imkânsız. Bu bölünmüşlük içerisinde biz daha durumu tam tahlil edemiyorken emperyalist sömürüye karşı nasıl birlik olup politika geliştireceğiz ve nasıl mücadele edeceğiz? Bunu, devrimciyim diyen her devrimcinin veya grubunun kendine bir kere daha sorması ve ciddiye alarak düşünmesi gerekir.

                                                                                        Orhan Erkin Özüdoğru (İZMİR)


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 539929
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.