İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

1 MAYIS 2012 İŞÇİ BİRLİĞİ

1 MAYIS 2012'DE TEKELCİ BURJUVAZİNİN DİKTATÖRLÜĞÜNE
KAPİTALİST AVANTALAR-YAĞMALAR DÜZENİNE
"KALP İLACI" OLAN SARI 1 MAYIS ANLAYIŞLARINA
KARŞI MÜCADELE EDELİM!

Devlet tekelci kapitalizmi bir yandan kendi yasalarını dahi çiğnemeyi göze alarak işçi sınıfının haklı ve meşru taleplerine baskı ve terör uyguluyor. Yeni yasal düzenlemelerle kazanılmış haklarını daha da budamayı düşünüyor. İşçi sınıfının talep ve ihtiyaçları için yaptığı eylemlerine karşı polisi ve jandarmayı devreye sokuyor, gaz bombası, cop ve şiddet uyguluyor. Patronların artı-değer sömürüsünün devamı için partisiz, sendikasız, sigortasız, güvencesiz, grevsiz bir çalışma hayatını dayatıyor. İş güvenliğini hiçe sayarak iş cinayetlerinde günde 10 işçi öldürüyor. Kadın cinayetleri yayılıyor. Roboski köyündeki gibi katliamları gerçekleştiriyor, keyfî-fiilî infaz yöntemleriyle insanlarımıza saldırıyor. Diğer yandan belli disiplinlerle sokağı kullanan, kütlesel çıkışlarıyla hakları için mücadele edenlere karşı tekelci militarist polis devleti kimliği ile saldırıyor. Sistem emekçi halklarımıza karşı uygulanan inkâr-imha ve asimilasyon politikalarından geri adım atmadığı gibi gerici reform dahi yapamıyor. Kapitalist anarşi bütün kurum ve kuruluşlarıyla çözüldükçe çözülüyor.

F Tipi cezaevlerinde 12 bin siyasî tutsak, ideolojik, ruhsal ve bedensel sağlığını kaybedeceği şartlarda tutuluyor. Talepleri karşılanmıyor. Siyasî zorunlu göçe ve sürgüne zorlanan insanlarımız yurtdışındaki kamplarında âdeta esir tutuluyor. Sistemin eğitim politikalarını protesto ederek karşı çıkan 600 öğrenci cezaevlerine dolduruluyor. Sayıları 2 bini bulan taş atan çocuklara "terörist" işlemi yapılıyor.

Göstermelik "Darbe Karşıtı" ve "12 Eylül Hesaplaşması" yöntemleriyle kitlelerin sosyal uyanışı ve örgütlenmesinin önü kesilmek isteniyor. "Hangi Hukuk?", "Hukuk mu Dediniz?" "Hangi Demokrasi?", "Hangi Adalet?" sorularının hiçbir geçerli karşılığı yoktur.

8 Mart 2012 Mitingi
1 Mayıs 1977 Taksim Mitingi

Kara gerici, ırkçı, şoven politikalarla devlet tekelci kapitalizminin "yüksek" çıkarları korunuyor. İşçi sınıfı ve emekçi halklarımızın düşmanı politikalar ve bu türden orta oyunlarıyla idare-i maslahatçılık yapılıyor.

Uluslarötesi tekelci sermayenin yerli bir ortağı, işbirlikçisi ve taşeronu kimliği ile tekelci burjuvazi diktatörlüğünün devamı için eğitimde, sağlıkta, hukukta, tekelci militarist polis devletinin daha da güçlenmesinde ve her alanda tahkimatını yapıyor. Kitlelerin sokağı kullanmaya başlamasını ve politikleşmesini zora ve kaba güce başvurarak, devlet terörü ile engellemeye çalışıyor.

Tekelci sermaye, devleti ve hükümetiyle "Kürt Açılımı, Alevi Açılımı, İleri Demokrasi, Toplumsal Barış, Ana ve Baba Yasa" uyutmalarıyla kitlelerin sosyal uyanışını ve örgütlenmesini engelleyeceğini umuyor.

Mevcut "sol cenah" örgütleri "Tutarlı-somut-amaçlı bir demokrasi mücadelesi" ile "Tutarlı-somut-amaçlı bir iktidar mücadelesini" koordineli götürecek bir örgütsel yapıya sahip değil. Bağrında önemli/anlamlı devrimci nüveler taşıyan ve giderek ideolojik, politik ve örgütsel açıdan işlevsiz bir konuma evrilen "sol cenah" örgütleri burjuvaziye karşı alternatif projeler üretemiyor. Küçükburjuva solculuğu hayat ve mücadelenin reddettiği/onaylamadığı program, teori ve pratiklerden özeleştiri yaparak bir turlu kurtulamıyor. "Somut durumun somut tahlilinden" hareketle "Marksizmin yorumu, pratikte yeniden üretimi" yöntemini değerlendiremiyor. Şekilsiz duruşlarıyla "sol cenah" örgütleri ne aralarında hesaplaşabiliyor ne ayrışabiliyor ne de yeniden üretimi gerçekleştirebiliyor.

ABD ve AB emperyalizmi, sömürücü/sömürgeci kimlikleriyle insana ve insanlığa karşı bütün melanetiyle saldırıyor. Bir yandan ölüm tüccarları yaşadığımız coğrafyada, Bölgede ve Yakındoğu'da emekçi halkları birbirine karşı kışkırtıyor. Düşük yoğunluklu savaşları, iç savaşları deniyor. Diğer yandan III. Dünya Paylaşım Savaşının hazırlığını yapıyor.

Devlet tekelci Kapitalizmi ise hegemonların niyet ve amaçlarına uygun alt-emperyalist/küçük-emperyalist Kimliği ile bu hengâmede kendisine sunulacak kırıntılara iştahını kabartıyor. Emperyalizmin çıkarları uzantısında komşu ülkelere karşı saldırıda "Koç Başı" rollerine soyunuyor/soyunduruluyor.

Bu tarihsel/sosyal/sınıfsal dönemeçte ve 1 Mayıs'ta ilerici, demokrat, devrimci, sosyalist ve komünist cenahın ideolojik, politik ve örgütsel konumu yeniden tartışılıyor ve yeniden sınanıyor.

Burjuvazinin görmek istediği 1 Mayıs, tarihsel, sosyal, sınıfsal içeriğinden kopartılmış, devrimci içeriği boşaltılmış, işçi sınıfının gün-demini, tekelci sermayenin uzlaşır çatışkı ve kavgalarının gündemiyle parçalamayı görev edinen sendikal konfederasyonların gözetim ve denetimine teslim edilmiş bir sarı 1 Mayıs'tır.

Mevcut sendikal anlayışlar, kapitalist avantalar-yağmalar düzeni ile uzlaşan, işçi sınıfının tabanından gelen ilerici basıncına ve işçi sınıfının meşru ve haklı taleplerine karşı baraj oluşturan bir devlet sendikacılığı anlayışıdır.

Sistemle bir çelişkisi olmayan devlet sendikacılığı anlayışı, 1 Mayıs'ı emeğin sermayeye karşı; birlik, dayanışma ve mücadele ruhu ile yükselttiği enternasyonal kavgası olarak görmüyor. İşçi sınıfının kazanılmış haklarının, burjuva "sosyal devlet" anlayışını bile çiğneyen ve de vahşi kapitalizmi kutsayan gerici bir anlayıştır onlarınki!..

Yaşadığımız topraklarda 1 Mayıs, tek tek ülkelerdeki ve tüm dünyadaki bütün milletlerden dünya işçi sınıfının ENTERNASYONAL BİRLİK günüdür.

Bu türden anlamlı bir sınıf birliğinin kapitalist sistemi yıkmak ve yerine işçi sınıfının iktidarını kurmak için örgütlü SİYASAL MÜCADELE günüdür.

Yüz yıllık sınıf mücadelesi tarihimizde işçi sınıfının kendi emeği üzerinde paylaşım kavgası veren tekelci sermaye fraksiyonlarıyla ve onların liberal, ulusal, "sosyalist" etiketli uzantılarıyla değil, bütün dünyada sosyal kurtuluş mücadelesi veren SINIF KARDEŞLERİ VE EMEKÇİ HALKLARLA DAYANIŞMA günüdür.

İşçi sınıfı ancak, 1 Mayıs ve diğer gündemleri kendi bağımsız po-litikasının ve bu politikayı ete kemiğe büründürecek Devrimci Sınıf Partisi'nin inşasının çıkarları açısından değerlendirmesini bilerek nihai kurtuluşa giden yolu açabilir.

Ne var ki 1 Mayıs'ta olduğu gibi sınıf mücadelesinin giderek kes- kinleştiği, iç savaşların gündeme getirildiği önümüzdeki günlerdeki mücadeleye bir kez daha bağımsız sınıf politikasından, taktiğinden ve Devrimci Sınıf Partisi'nin kurmaylık ve güvencesinden yoksun olarak gidiyor.

"İşçi Sınıfının Siyasal ve Sendikal Birliği’nin henüz gerçekleş-mediği şartlarda sosyal muhalefet dinamikleri de gelişip yaygınlaş-maktadır. İşçi Sınıfı Hareketi, Sosyalist Hareket, Emekçi Kadın Hareketi, İlerici Gençlik Hareketi, Kürt Ulusal Hareketi, Kızılbaş Alevi Hareketi ve hatta "Devrimci İslâm" Hareketi kendi meşreplerince sistemi sorgulamaya başlayarak karşıya almıştır. Anılan bu sosyal muhalefet dinamiklerinin işçi sınıfının birleşik, ciddî, güçlü, güvenilir ve donanımlı siyasî kurmaylığında ve de Proleter Devrimci bayrağı altında birleşerek doğrudan tekelci sermayenin egemenliğini hedef alabileceği nesnel şartları olgunlaşmaktadır.

Proletaryanın siyasî kurmaylığının hayata geçirmesinin, kuvveden fiile çıkarılmasının önündeki esas engel, "işçi sınıfının, emeğin dostu" geçinip sosyal pratikte burjuvazinin gündemini uygulayan içimizdeki eloğulları, her boydan ve soydan kuyrukçu oportünizmin temsilcileridir. Onlar bu türden tavırlarıyla burjuvaziye "kalp ilacı" olmaktadır. Hemen her önemli siyasî gündemi büyük bir aymazlıkla, "dar grup kültü ya da tapınımı" ilkesiz duruşlarıyla bu gibi anlayışların inisiyatifine bırakan, kendi ilkel dar grup kavgalarından ülke, bölge ve dünyada sürmekte olan burjuvazi-proletarya uzlaşmaz çelişkili sınıflar mücadelesinin gündemini unutan, sınıfın ve emekçi halklarımızın nabzını bir türlü tutamayan ve onlara öncülük yapamayan, hakikî Sınıf Öznesini yaratamayan, bu arada komünist ve devrimci geçinen cenahımızın da bunda büyük bir sorumluluğu vardır. 1 Mayıs 2012'de:

İŞÇİ BİRLİĞİ GAZETESİ

Newroz-Kadıköy-15-16 Haziran 1970

Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 749824
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.