İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Eski Bir TEKEL İşçisiyle Görüşme

(TEKEL Direnişinin 1. Yıldönümü Dolayısıyla)

"TEKEL, özelleştirme süreci ile başladı. Özelleştirme, AB’nin, IMF’nin, ABD’nin politikasıdır. Devlet politikasıdır. Düzen partileri bunu savunmuştur. CHP, gösterilerde ön safta göründü. Taşeronluğa karşıyım diyor ama kendi belediyelerinde, işyerlerinde taşeron çalıştırıyor.

"1999-2000’de Tüpraş, Telekom, Pektim, TEKEL özelleştirmeleri gündemdeydi. TEKEL’de Cevizli Sigara Fabrikası’ndaki ileri işçilerin inisiyatifiyle ortak bir mücadele hattı oluşturulması önerildi. O dönemde Petrol-iş Başkanı ile görüşüldü ancak somut adım atılmadı. İşçiler Tek Gıda-İş’i de zorladı. Ben de bu işlerin içinde olan biri olduğum için sendikayla devletin anlaşmasıyla önce Amasya’ya sürgün edildim, sonra verilen mücadele sonucu geri döndüm, ama bu sefer de 3–4 ayda bir geçici görevle sürekli yerim değiştirildi. Amaç bizi diğer işçilerden soyutlamaktı yani.

"Özelleştirmede ihaleyi alacak olan firma önceden bellidir. Bugün Mey içki diye bilinen firma Tekel’in alkollü içki bölümünü 292 milyon dolara 2004'te her şeyiyle satın aldı. Satın almadan önce devlet böyle bölümlere ciddi bir kaynak aktarır. Makineleri yeniler, yatırım yapar. Tüm özelleştirilen yerlere bakın, hepsinde özelleştirmeden hemen önce harcamalar kat be kat artar. Makine ve hammadde girişleri normalin birkaç katına çıkar. Görevli müdür ihaleyi alacak olan firma için mal stoğu yapar. Sonra istifa eder, satın alan şirkette müdürlük yapmaya başlar. Düpedüz peşkeş çekip para kapma var yani. TEKEL’de de böyle yaptılar. British American Tobacco, sigara bölümünü böyle aldı, depolardaki gerek hazır ürün gerekse hammaddelerin değeri 1 milyar dolara yakındı. Makineler, araçlar, arazi hepsi birlikte gitti. Firma İstanbul, Tokat, Malatya, Bitlis’i satın aldı ve buraları kapattı. Buralar istihdam sağlayacak yerler yerine eğlence merkezine, villaya dönüştürüldü.

"Tek Gıda-İş özelleştirmeye karşı çıkmadı. “Beni de görün” dedi. İçki fabrikalarının satışında alan firmayla anlaştı. Bu belki de Türkiye’nin gördüğü en rahat özelleştirmeydi.

"Mustafa Türkel, 12 Eylül öncesi faşist MİSK’in (Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu) kurucularındandır. Özellikle Tokat ve Karadeniz bölgelerinde görev yapmış, AKP’den milletvekili aday adaylığı, ANAP’tan adaylık süreci olan, sendikanın olanaklarını kendisi için kullanan, çıkarı için her şeyi yapacak tipte, düzenin bir adamıdır.

"Sendika, 2008'deki sigara fabrikasının özelleştirilmesinde, ki bu 1 milyar 720 milyon dolarlık bir ihaleydi, payını alamadı. Bunun üzerine “TEKEL vatandır satılamaz” cinsinden milliyetçi sloganlarla işçilere eylem yaptırdı. Namus, şeref sözü verdi. İki kere Ankara’ya, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı önüne gidildi, orada polis saldırdı. İstanbul’da işçiler daha önce Tek Gıda-İş Marmara Bölge Başkanı Özcan Mete’yi yolun ortasında sürükleyip dövmüşlerdi. Sendika payını aldıktan sonra işçiyi susturmak için “Hükümetle görüştük, size bir şey olmayacak, özlük haklarınızla diğer kamu kurumlarına geçeceksiniz” dedi. Özelleştirme ve Toplu İş Sözleşmesi süreçlerinde sendikanın genel merkezini, bölge temsilciliklerini “Neden bir şey yapılmıyor?” diye rahatsız ederdik. Sendikanın tavrı nedeniyle, fabrikalarda komiteler kurduk. Bunlar işçilerin kendi seçtikleri, düzenli toplantılar yapan demokratik oluşumlardır. Sendikanın kapısına siyah çelenk bırakıldı, yürüyüşler yapıldı.

"Devlet bize 4-c yazısı gönderdi, burada yazanlar sendikanın söylediğinin tam tersiydi. Devlet “kapatıyorum” dedi ve 4-c’yi gösterdi. Önce işçiler sendikaya tepki verdiler. Tek Gıda-İş bu tepkiden korktuğu için apar topar, hiçbir plan yapmadan eylem kararı aldı. AKP binasının önüne gidilecek, dedi.

"Bugünkü sendika rant ve para kapısı. Sendika bürokrasisi Türkiye’de iyice oturdu. Patronun yanında sendika var. Sendika olan yerde işçi alma, işten çıkarma, cezalandırma, sürgün, atama, hatta ihale gibi işleri sendika yapar. Tez Koop-İş buna örnektir. Carrefour-Sa’dan ihale alan firmanın başında, sendika başkanının eşi vardır. Türkel de bugün gayrimenkul yolsuzluğundan, dolandırıcılıktan yargılanmaktadır.

"Sendikanın gelir ve giderleri doğru dürüst denetlenmez. Hangi sendikanın gider faturasını incelerseniz inceleyin, gidin işçilere sorun, “böyle bir harcama aslında yapılmadı” der. Tek Gıda – İş’in bugün hala kayıtlı 50–60.000 üyesi var (2009 Ocak istatistiklerine göre 190.000'den fazla kayıtlı üye). İşçi başına 50–100 TL alır. Her yıl tüzüğe göre 2 veya 3 kere eğitim çalışması yapması şart. Ama bunu yapmaz, yapıldı gösterir. 60.000 işçiye örneğin 200.000 kalem, şu kadar pasta, kola, defter, yol parası vs. yüksek rakamlar çıkarır. Bunların KDV’sini öder ama gerçekte olmayan şeylerdir bunlar. Devlet bunları varolan direnişleri uyutan birer görevli olarak kullanır. Hepsinin koruması, altında son model arabası ve özel şoförü vardır. Tek Gıda İş kapattığı şubelerin başkanlarına trilyonluk ödemeler yapmıştır.

"İşin içinde rant olduğu için kendine “sol” diyen, soldan bahseden, EMEP, TKP gibi çeşitli gruplar nemalanmak maksadıyla boy gösterdiler. Buna karşılık sendikadan Evrensel Gazetesi’ne, Hayat TV’ye yardım edildi ve kolaylık gösterildi.

“Sendikalar Yasası’na göre işkolu değişmediği sürece işçinin sendika üyeliği ve oy hakkı devam eder. Ama bunlar kullandırmıyorlar. Sendikaya karşı işçilerin açtığı davada sendikanın hukuk müşaviri avukat Nazan (Yaman) eski EMEP’li ve ÇHD yöneticisi çıktı. Yasal hakkı olduğu halde oy kullandırılmayan işçinin karşısında sendika bürokrasisini savunuyor. EMEP’in derdi sendika bürokrasisine kendi adamlarını, uzmanlarını sokmak. Gerici sendikalar da dâhil hepsinde soldan, solcu geçinenlerden böyle insanlar görebilirsiniz.

"Sendika bürokrasisine karşı ayrı bir mücadele hattı örülmeden sınıf mücadelesinde, hak arama mücadelesinde başarılı olunamaz. Sendikalar enkaz haline gelmiştir. DİSK geçmişin mirasını yemektedir ve bitmiştir. KESK bürokratik hale gelmiş, iki üç siyasetin bir araya gelip karar aldığı, tabandan kopuk, örgütlülükten uzak, sade adı kalmış bir sendika haline gelmiştir. Ne kadar dürüst doğru çalışkan insan olursan ol, belli bir siyasete dâhil değilsen (BDP, EMEP, ÖDP, CHP ve diğerleri) söz hakkın olmaz, sınıf mücadelesine daha iyi katkı sunacağın bir yere gelemezsin. DİSK, KESK sol adına hareket ettiklerini söylüyorlar ama aslında sınıfın, halkın çıkarını değil kendi çıkarlarını düşünüyorlar. TEKEL sürecini bitirmeye çalışanlar bunlardı. 1. Direnişte göstermelik bir destek verdiler. Levent’te ise hiçbir şey yapmadılar, fiilen Türkel’in yanında durdular.

"Pirincin içindeki siyah taşların tehlikesi yoktur, onları zaten görürsün, ayıklarsın atarsın. Esas tehlikeli olan beyaz taşlardır. Solu da böyle düşünebiliriz. Kumlu’lar, Uslu’lar zaten belli. Asıl tehlikeli olanlar solculuk taslayanlar. “Uzman” denilen sendika görevlileri ciddi paralar alırlar. Bunlar için tavan ücreti de yoktur. Tamamen keyfi tazminatlar alırlar. Bundan dolayı sendika yönetimine kölelik yaparlar. Elinden ekmeği alınanca da bağırırlar. Bunların hepsi çıkarları noktasında buluşurlar.

"Sol adına hareket eden sendikalar teşhir olmuşlardır. Taban hareketi gerekmektedir. Tekrar bir hareket oluşturup bunların yaptıklarını teşhir ederek ya bu sendika bürokrasisini yok etmeye ya da değişmeye zorlamak gerekir. Trilyonluk serveti olan adam seni anlamaz. Şeffaf olmayan, denetimsiz sendika olmaz. “Uzman” fabrikadaki bir bölüm şefinden daha fazla maaş almamalı. Ya bunlar değişecek ya da biz yenisini yaratacağız. Kötü bir şey iyi değildir. Nereden tutsan elinde kalır. Yenisini yaratmak gerekir. Sınıf mücadelesinde daha militan, daha kararlı, çıtasını yükseltecek bir eylem tarzına gidilmelidir. Öncülük edecek gerçek sendika, gerçek sınıf partisi yok. Bu yüzden sürekli taşeron saldırısı, torba yasa gibi saldırılarla karşı karşıyayız. 15 Mart’ta Ankara’da basın açıklamamız var. Seçim sürecini eylem sürecine dönüştürmeyi, TEKEL sürecinde öğrendiklerimizi diğer işyerleriyle, diğer işçilerle, toplumun her kesimiyle, öğrenciyle, işsizle, Kürt’le, Alevi ile, halkla buluşturup birleşik bir mücadele hattı örmeyi hedefliyoruz."

 

röportaj: İŞÇİ BİRLİĞİ


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 507987
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.